Bulut bir gün düşünür, yarın yağmur mu olucam ben yoksa kar mı, dolu ola bilme ihtimalim ne kadar belkide bulut olarak kalırım. sonra rüzgara seslenir, bugün beni nereye götüreceksin? rüzgar bulutu duymaz kendi varoluşunu sorgulamakla meşgül, ama davranışlarını sıradanlaşmış şekilde uygular. yaprakları oynatır, bulutları gezmeye çıkarır. bulut rüzgar onu önemsemiyor diye üzülür ve düşünür yarın beni neyin beklediğini öğrenemedim. kendimden bişey yaratmaya kalkışsam nolur acaba. bunu duyan güneş, buluta söyler, kendinden bişey yaratmak mı güldürme beni ; doğanın bir kuralı var kendimi bildim bileli binyıllardır o kuralı bozmadım görevimi yaptım ben. bulut düşünür doğanın bir kuralı var diyor ama kuralı bozsak nolur ki? ben yarın ne olacağımı düşünmek istemiyorum yarın ne olucağma karar vermek istiyorum der.
ve kendini parçalamak kararı alır. o sırada bir okyanusa karışır ve parçalanmiş bulut doğayla savaşarak aynı okyanusanheö yağmur hem kar gibi yağmayı başarır ve okyanusa karışınca hiss eder. varoluşunu ait olduğu yerde oluşunu hiss eder ve damlaları hep dans eder ve bu danslar kimi zaman büyük fırtınalara kimi zaman ise küçük dalgalar yaratır.
ve bulut parçalalanarak hem bulut kalmayı, hem su hem buhar hem dalga hem fırtına olmayı başarır
Yorumlar
Yorum Gönder