çimlere oturmuş, ağaca yaslanmıştı. doğanı teninde hiss ediyordu, içine çekiyordu. bir köşede geçen bir zaman. zaman yaşanıldığı an geçmiyordu sanki. çünkü zamana bakmak gereği duymamıştı. saatın kaç olduğunu bilmemek, ruhunun kendi akışında kaybolması demekti. evet kendi akışındaydı. " su neden şeffaf, gökyüzünü güzel yansıtıyor, ressamlar yansıtarak tablo yapıyorlar mı? rönesans dönemindeki bir sanatçı bunu yapmazdı kuralcıydı ama bu kural ola bilir miydi. yada barokdakı kuralı yıkanlar. kuralı yıkmaya kalkışan ilk sanatçı nasıl karar aldı buna hoşlanmadım bundan diyerek mi, yoksa karşı akımdan düşmanı mı vardı. düşman.. düşman ne demek nefret etriğim...